Biga ÇERKES'leri

Biga ÇERKES'leri Sayfa; B**ada ki Çerkes Birlik Ve Beraberliğini Güçlendirmek Ve İletişimi Kolaylaştırmak Amacıyla Kurulmuştur.

B**a Çerkeslerini gerekli hallerde Organize eden sayfadır.

26/08/2025

ORHANLI ÇERKES FESTİVALİ’NİN ARDINDAN …

Orhanlı Çerkes Derneği tarafından 23 Ağustos 2025 tarihinde dördüncüsü düzenlenen Çerkes Festivaline, dernek yöneticisi genç kardeşlerimiz birçok kurumu ve kişiyi bizzat ziyaret ederek davet etmişlerdi. Partimiz de aynı şekilde ziyaret edilerek davet edilmiştir. Genel başkanımızın ve bir kısım Parti Meclisi üyesi arkadaşımızın katıldığı bu ziyarette genç kardeşlerimizle karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. Konuşmamızda, festivale çok sayıda siyasetçinin davet edildiği, alışıldığı üzere bunlara konuşma olanağı verileceği, Genel Başkanımıza da bir konuşma verilmesinin yerinde olacağı kendilerine belirtilmiştir. Onların da Genel Başkanımıza konuşma süresi verileceğini söylemeleri üzerine festivale katılım sağlanacağı bildirilmiştir. Daha sonra da partiyi temsilen genel başkanımız ve beraberinde katılacak olanların isimleri verilerek katılım durumu teyit edilmiştir.

Festivale katılan siyasilere söz verilirken partimize de söz verilmesi aslında rutin bir uygulama olduğu halde, bu davet ziyaretinde bunu dile getirilmesinin nedeni, bir önceki festivalde yaşananlardı. 2019’de yapılan bir önceki festivale yaklaşık bir ay kala ÇDP’nin STK’ları ziyaret programı kapsamında Orhanlı Derneği de ziyaret edilmişti. Yapılan uzun toplantıda Dernek Yönetimi o festivale bir davette bulunmamıştı. Partimiz festivale katılım talebini daha sonra kendilerine ilettiğinde ise partiye konuşma hakkı veremeyeceklerini bildirmişler, bunu üzerine partimiz de o yıl ki programa katılım sağlamamıştı. Geçmişte takınılan bu tutum dikkate alınarak bu sefer yaklaşımlarının ne olacağı açık ve net bir şekilde kendilerine sorulmuş ve olumlu cevap alınmıştı.

Festivale, partimizi temsilen Genel Başkanımız ve dört Parti Meclisi üyemiz katıldı. Festivalin açılışında, katılan siyasetçiler tek tek anons edilmiş, protokol konuşmaları bölümünde siyasi partilerin il ve ilçe başkanlarına, belediye başkanlarına ve milletvekillerine sırayla söz verilmiştir. Ancak geçen zaman içinde ne partimizin adı zikredilmiş, ne de Genel Başkanımıza konuşma imkânı tanınmıştır. Bunun üzerine temsilcilerimiz dernek yönetimini uyararak bu yanlışın düzeltilmesini istemiş fakat yönetim inisiyatif alarak hatasını telafi etmekten kaçınınca, ÇDP heyeti bu durumu doğru bulmadığını belirterek festival alanını terk etmiştir.

Bilindiği üzere bu tür etkinliklerde siyasilerin bulunması ve protokol konuşmaları yapması alışılmış bir durumdur. Çoğu zaman bu konuşmalar uzun, hamasi söylemlerden ibaret olur. Çerkesler söz konusu olduğunda ise genellikle Çerkeslerin ne kadar iyi insanlar olduğu, kültürlerinin ve danslarının güzelliği, Çerkeslerle akrabalık bağı bulunduğu… gibi övgülerle birlikte “birlik ve beraberlik” vurgusu yapılır. Oysa Genel Başkanımızın konuşma talebindeki amaç, bu sözlerin ötesine geçerek Çerkeslerin dilini, kültürünü ve kimliğini yaşatabilmesi için daha somut adımlara ihtiyaç olduğunu vurgulamak; siyasilerde bu yönde farkındalık yaratmak ve toplumun gerçek beklentilerini dile getirmekti. Ancak konuşma hakkı verilmediği için bu imkân kullanılamamıştır.

Festivaller gibi etkinlikler, belli konularda toplumsal farkındalık yaratmaya zemin olabilecek önemli sivil toplum etkinlikleridir. Çerkes toplumu gibi dilini, kültürünü ve kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olan bir toplum için ise bu tür etkinlikler farkındalık oluşturmak bakımından olağanın da ötesinde bir işleve sahip olmalıdır.

Amacımız, verilen emeği ya da ortaya konulan çabayı küçümsemek değildir. Bu festival, başta Orhanlı Çerkes Derneği yönetimi olmak üzere Orhanlı Köyü sakinlerinin yoğun gayretleriyle gerçekleşmiştir. Anavatandan gelen sanatçı ve ekipler ile çok sayıda STK, uzak mesafelerden gelerek festivale değer katmıştır. Tüm bu çabalar bizler için kıymetlidir. Ancak konu sosyal medyaya da yansıdığı için, Çerkes halkı adına daha doğru bulduğumuz bir bakış açısıyla, takınılan tutumu Çerkes halkının gerçeklerine ve geleneklerimize uygun görmediğimizi de belirtmek isteriz.

Temennimiz, bundan sonraki etkinliklerimize Çerkes halkının dili, kültürü ve kimliğinin korunması ve yaşatılmasına yönelik daha yüksek bir farkındalık ve duyarlılığın hâkim olmasıdır.

Saygılarımızla.

ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ

Çerkes milletine hayırlı olsun. Umarız başarılı olur.
19/07/2025

Çerkes milletine hayırlı olsun. Umarız başarılı olur.

O ırkını satmadı. Hep Çeçendi, Çeçen olarak şehit oldu. Vatanı için mücadele ederken şehit oldu.Şimdi rahat yerlerde asl...
10/07/2025

O ırkını satmadı. Hep Çeçendi, Çeçen olarak şehit oldu. Vatanı için mücadele ederken şehit oldu.

Şimdi rahat yerlerde aslını söylemeye utanıp, başka kimlikleri “korkudan” sahiplenenlere böyle kahramanlar dert olsun.

11/06/2025

🟢 ÇERKES GEMİCİLİĞİ VE DENİZ KUVVETLERİ

Çerkeslerin denizcilikle ilişkisi, tarih öncesi dönemlere kadar uzanmaktadır. Karadeniz’in doğu ve kuzeydoğu kıyılarında yaşayan topluluklar, özellikle Antik Yunan kolonizasyonu sırasında denizcilikle tanışmış ve bu alanda önemli bir birikim geliştirmiştir.
M.Ö. 7. yüzyıldan itibaren Karadeniz’in kuzey kıyılarına yerleşen Grekler, bölgedeki yerli halklar üzerinde hem kültürel hem de ekonomik etkiler yaratmıştır. Bu halklar arasında Meotlar (özellikle Akha kökenliler), Yunanlılardan denizcilik tekniklerini öğrenmiş ve geliştirmiştir.
Strabon, Tacitus gibi Antik dönem yazarları ile Ortaçağ yazarları (ör. Al-Masudi, D. Interiano) bu konudaki bilgileri aktaran önemli kaynaklardır. Strabon, Meotların Karadeniz üzerindeki etkinliğine dikkat çekerken, bu durum Çerkeslerin (Adigelerin) denizcilikteki tarihî varlıklarını kanıtlayan önemli bir kaynaktır (Strabon, Geographika, Kitap XI).

Çerkesya kıyıları, özellikle Bizans İmparatorluğu ile olan ilişkilerde önemli bir ticaret güzergâhı haline gelmiştir. Bu dönemde başta tuzlanmış balık ve havyar olmak üzere, mum, bal, deri, kürk ve çeşitli hububat ürünleri Çerkesya’dan ihraç edilmekteydi.
1268 yılında İtalya’da baş gösteren büyük kıtlık sırasında Çerkesya’dan ithal edilen tahıl, kıtlığın etkilerini hafifletmiştir. Çerkesler ise sabun, kumaş, kilim ve çeşitli metal aletleri ithal etmekteydi. Bu canlı ticaret ortamı, Bizans’ın Osmanlılar tarafından fethedilmesine ve Çerkesya kıyılarındaki Ceneviz kolonilerinin ortadan kalkmasına kadar sürmüştür.

Ünlü gezgin Tibault de Marigny, Ortaçağ Çerkes gemilerini şu şekilde betimlemiştir:

“Çerkeslerin gemileri düz tabanlı ve omurgasızdı. Geminin dış kaplaması çok inceydi ve yapı iskeletine çivilerle ve ahşap pimlerle tutturulmuştu. Burun kısmında genellikle bir hayvan başı bulunurdu. Bu başın oğlak başı olduğu söylenirdi. Kadırgaların kısa kürekleri, uzun ıskarmozlara bağlanmıştı. Yelken olarak yamuk biçimli ‘randa’ tipi dörtgen yelken kullanılıyordu.”

İsveçli doğabilimci Frédéric Dubois de Montpereux da Çerkes gemilerinin, Akdeniz kadırgalarına benzediğini, 60–70 kişilik mürettebat taşıyabildiklerini, hatta bazı büyük modellerin 140 kişiye kadar insan alabileceğini ve hafif toplarla donatıldıklarını belirtmektedir (Dubois de Montpereux, Voyage autour du Caucase, 1843).

yüzyılda, Çerkesya’nın Rus işgaline karşı verdiği direnişte deniz kuvvetleri büyük rol oynamıştır. Çerkesler, Karadeniz kıyılarında kendi deniz üslerini kurarak Rus donanmasına karşı saldırılarda bulunmuşlardır. 1832 yılında 12 top taşıyan bir Rus savaş gemisine saldırılmış, 1836 yılında ise 7 Çerkes kadırgası, Soçi Nehri ağzı yakınlarında “Nartsiss” adlı Rus savaş gemisine baskın yapmıştır.
Bu saldırıyı raporlayan Rus kaptanı Varnitskiy, Çerkeslerin gece karanlığında dahi yüksek organizasyonla hareket ettiğini ve uzun yelken direğiyle komuta gemisinin diğer kadırgalara işaret verdiğini belirtmiştir.

Deniz savaşlarına tanıklık eden bir diğer isim Rus subayı N.N. Sushev’dir. Sushev’e göre, Çerkes denizciler, ticari bir gemiye saldırırken önce tüfekle ateş açar, ardından kamalarla borda ederek çok kısa sürede gemiyi ele geçirirlerdi.

Çerkes denizcilerin artan etkisi üzerine, Rusya Karadeniz Donanma Komutanlığı özel önlemler aldı. Azak Kazakları kullanılarak küçük kürekli tekneler inşa edildi. Bu tekneler, 10’u mürettebat olmak üzere 20 kişi taşıyabiliyor, küçük toplarla donatılıyor ve Kafkas kıyılarındaki kalelere konuşlandırılıyordu. General N.N. Rayevskiy, bu teknelerin birbirine yakın kaleler arasında Çerkes kadırgalarına karşı etkili olduğunu belirtmiştir.

Bununla birlikte, alınan önlemlere rağmen Çerkes deniz gücü uzun süre direnişini sürdürmüştür. 1838 yılı Şubat ayında Glubokiy adlı Rus yelkenlisi ile dört Çerkes kadırgası arasında şiddetli bir deniz çarpışması yaşanmıştır. Yine 1834 yılında Bombora (Gürcistan kıyısı) yakınlarına gerçekleştirilen Çerkes çıkarma harekâtı Rus tarafında büyük şaşkınlık yaratmıştır.

Ancak her saldırı başarıyla sonuçlanmamıştır. Rus kaptan Vorontsov’un aktardığına göre, bir Rus gemisine yapılan saldırı sırasında, geminin çapa zinciri kesilmiş ve zincirin düşmesiyle bir Çerkes kadırgası batmıştır.

Tarihî belgeler, Çerkes denizciliğinin sadece ticaret alanında değil, bağımsızlık mücadelesinde de etkin bir güç olarak varlık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çarlık Rusyası’nın Çerkesya’yı işgaliyle birlikte bu zengin denizcilik geleneği de büyük ölçüde kesintiye uğramış ve zamanla unutulmuştur. Ancak arşiv belgeleri, seyyah anlatımları ve askeri raporlar, bu kadim geleneğin izlerini günümüze taşımaktadır.

Kaynak:
Strabon, Geographika, Kitap XI.
Tacitus, Annales.
Al-Masudi, Muruj adh-Dhahab.
Dubois de Montpereux, Voyage autour du Caucase, 1843.
Tibault de Marigny, Voyages dans le Caucase.
D. Interiano, La Vita dei Circassi.
Rus Askerî Arşiv Belgeleri, 1830–1839.
N.N. Sushev, Karadeniz Günlükleri.
General N.N. Rayevskiy, Rus-Kafkas Savaş Hatıratı.
Varnitskiy Raporu, 1836 (Soçi Arşivleri).

24/05/2025

B**a Belediye Başkanı Alper Şen Çerkesmiş öyle mi?

21 Mayısı anmayan Çerkes olabilir mi?

Hangi yüzle B**a Çerkeslerinin oyunu isteyeceksin Alper Şen ?

23/05/2025

B**a Çerkesleri namusları olan öz vatanları ve bayraklarını taşımaya utanıyorlar mı?

Vatandaki Çerkesler rus baskısına rağmen 21 mayısta sokağa çıktılar ve son aldığımız haberlere göre bir çok Çerkes tutuklandı.

Ya Türkiye’deki Çerkesler ? Ya B**alı Çerkesler?

Tamamen asimile mi olduk?

Bir 21 Mayıs Etkinliğinde B**ayı Çerkes bayrağı ile donatamayacak kadar asimile mi olduk ?

21/05/2025

Atasına, Milletine, Diline Sahip Çıkmak: Çerkeslik ve Çerkesya
Tarih boyunca var olmuş her milletin, kendine özgü bir kimliği, bir ruhu vardır. Bu ruh, atalarından miras kalan değerlerle, yaşanmışlıklarla ve en önemlisi sahip çıkılan ana dille şekillenir. Bir birey eğer atalarının izinden gidiyor, milletinin varlığına sahip çıkıyor ve dilini yaşatmak için çaba gösteriyorsa, o zaman gerçekten de kendi köklerine bağlı, güçlü bir fert demektir. Bu bağlamda, Çerkeslerin bu özellikleri en derinden yaşayan milletlerden biri olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Çerkesler için ata yadigarı değerler, sadece geçmişte kalmış hatıralar değildir; onlar, bugünü ve geleceği inşa eden temel taşlardır. Çerkes kültürünün zenginliği, yaşatılan geleneklerde, her bir kelimesinde derin anlamlar barındıran dilde ve nesilden nesile aktarılan hikayelerde gizlidir. Atasına sahip çıkan Çerkes, aslında kendi kimliğine, özgürlüğüne ve geleceğine sahip çıkmaktadır.

Çerkesya: Vatanımız, Özgürlüğümüzün Sembolü
Her milletin bir vatanı vardır ve Çerkeslerin vatanı da Çerkesya'dır. Bu topraklar, sadece coğrafi bir bölge değil, aynı zamanda Çerkeslerin ruhu, tarihi ve geleceği için bir semboldür. Çerkesya, yüzlerce yıldır süregelen mücadelelerin, direnişin ve bağımsızlık arayışının kalbidir. Çerkesler için Çerkesya, sadece bir ülke olmaktan öte, aidiyetin, onurun ve varoluşun ta kendisidir.

Bugün Çerkeslerin en büyük ideallerinden biri, Çerkesya'nın bağımsızlığı için durmaksızın çalışmaktır. Bu çalışma, sadece siyasi bir hedef değil, aynı zamanda kültürel bir sorumluluktur. Dilimizi yaşatmak, geleneklerimizi sürdürmek, tarihimizi gelecek nesillere aktarmak, Çerkesya'nın bağımsızlığı için atılan her adımdır. Çünkü bir milletin bağımsızlığı, sadece toprak bütünlüğüyle değil, aynı zamanda kültürel ve dilsel varlığıyla da sıkı sıkıya bağlıdır.

Bağımsızlık İçin Çalışmak: Çerkes Olmanın Gereği
Çerkes olmanın getirdiği sorumluluk, atalarımızın bizlere miras bıraktığı bu değerlere sımsıkı sarılmayı ve Çerkesya'nın bağımsızlığı için yılmadan çalışmayı gerektirir. Bu çalışma, siyasi platformlarda sesimizi duyurmaktan, kültürel etkinliklerle farkındalık yaratmaya, dilimizi öğretmekten, tarihi gerçekleri aydınlatmaya kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Unutulmamalıdır ki, bir milletin varlığı, onun kendi toprakları üzerindeki bağımsızlığıyla anlam kazanır. Çerkesler için de Çerkesya'nın bağımsızlığı, geleceğin teminatı, kimliğimizin ve kültürümüzün güvencesidir. Bu yolda atılan her adım, geleceğe bırakılacak en değerli mirastır. Atasına, milletine ve diline sahip çıkan her Çerkes, Çerkesya'nın bağımsızlığı için bir meşale olacaktır.


Send a message to learn more

21/05/2025

23 Nisanları 19 Mayısları coşkuyla anan sözde Çerkeslerin 21 Mayıslarda bir paylaşım dahi yapmamalarını neye bağlıyorsunuz ?

Denizli Çerkes Derneği umarım diğer derneklerimize örnek olur.
20/05/2025

Denizli Çerkes Derneği umarım diğer derneklerimize örnek olur.




DENİZLİ (İHA) – Denizli Çerkes Derneği, tarihi adaletsizliğin resmi düzeyde yerini bulması, Çerkes sürgün ve soykırımının resmi olarak tanınması için Türki

Çerkes Soykırımı'nın Tanınması Meselesi Üzerine
26/01/2025

Çerkes Soykırımı'nın Tanınması Meselesi Üzerine

Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü’ndeki tanıma göre, soykırım suçu, ulusal, etnik, ırksal veya dinsel olmak üzere dört grup aleyhine işlenebilecek bir suçt...

II. Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı Sonuç bildirgesi
26/01/2025

II. Uluslararası Bağımsız Çerkesya Konferansı Sonuç bildirgesi

Address

B**a
B**alı
17200

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Biga ÇERKES'leri posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category